top of page

KARS - GÜRCİSTAN- ERMENİSTAN 4.Gün

Yazarın fotoğrafı: ÖMER SUHA TOPALAK
ÖMER SUHA TOPALAK
12 Ağu
5 dakikada okunur

Seyahatin 4. Günü 16.10.2025 Perşembe ERİVAN - SEVAN GÖLÜ - DİLİJAN – GÜRCİSTAN - TİFLİS

Bugün Erivan’ı gezeceğiz, otobüsle şehirde dolaşmaya başladık. Devlet binalarının yakınında Ermenistan Birinci Cumhuriyeti'nin devlet ve kamu figürü, modern Ermeni devletinin kurucusu, İçişleri Bakanı ve Ermeni Devrimci Federasyon Partisi üyesi Aram Manukyan'ın bazalt anıtı, eski Erivan evlerini, aralarında bir haç bulunan birbirine sarılmış iki kadın heykelinden oluşan “Yüzyıllar boyunca Rusya ve Ermenistan halklarının dostluğu” anıtı, çok uzakta Zafer Parkı'ndaki anıtsal heykel Ana Ermenistan, Ermeni tıbbının kurucusu Mkhitar Heratsi adını taşıyan Erivan Devlet Tıp Üniversitesi, Ermenistan'ın eski başbakanı ve Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'nin kurucusu Vazgen Sarkisyan adını taşıyan Cumhuriyet Stadı, Ermenistan Devlet Mühendislik Üniversitesi görüldü.


Sonra şelalelerden oluşan Cascade Kompleksine ulaştık. Bizi önce Ermeni yeni mimarisinin kurucusu, mimarlık akademisyeni, Ermenistan SSC Halk Mimarı Aleksandr Tamanyan (1878-1936) anıtı karşıladı. Anıtın arkasındaki parkta ise bir sürü enteresan heykel ve sanat eseri sergilenmekte özellikle Kolombiya’lı Fernando Botero'dan Sigara İçen Kadın ve Kedi Heykelleri önemli idi. Zıplayan Impalalar, Mavi Penguen, araba lastiğinden yapılmış arslan, telden çaydanlık gibi birçok eser vardı.


Sonra Cafesjian Sanat Merkezi yazan kapıdan içeri girdik. En sağda normal merdiven onun yanında yürüyen merdivenler var sol tarafta ise her katta birçok sanat eseri sergilenmekte. Yukarı doğru çıkarken bu eserleri izleme imkanınız oluyor. Epey bir kat çıktıktan sonra nihayet en üst kata ulaştık.


Üç Dalgıç isimli heykel grubunun durduğu en üst kattan Erivan ve Ağrı manzarası çok iyi. Burada normalde akan suların yarattığı şelaleler olması gerekiyor ancak sular az olduğundan kesmişler. Burada epey fotoğraf çektirdikten sonra tekrar aynı yürüyen merdivenlerden geri döndük.


Ermeni ressam, SSCB Halk Sanatçısı (1960), SSCB Güzel Sanatlar Akademisi üyesi (1947), Sovyet Ermenistan Sanatçılar Birliği başkanı (1945-1951), modern bir Ermeni ulusal resim okulunun kurucusu olan Martiros Saryan anıtı ve parkı yanından yürüyerek dünyaca ünlü Ermeni besteci, orkestra şefi, SSCB Halk Sanatçısı ve Ermenistan SSR Bilimler Akademisi Akademisyeni Aram Haçaturyan'ın (1903-1978) anıtı ve yanındaki bir kısmı Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Marşı'nın bestecisi Aram Haçaturyan adını taşıyan konser salonu ve diğer kısmı ise Ermeni besteci ve Ermenistan SSC Halk Sanatçısı Aleksandr Spendiaryan adını taşıyan millî opera ve bale tiyatrosu olan 1920'lerde, Erivan'ın şehir planını yapan Aleksandr Tamanian tarafından tasarlanan ve Aralık 1933'te kamuya açılan Erivan Opera Binası önünden geçtik.


Opera binası önündeki özgürlük meydanında iki büyük heykel duruyordu. Biri önde gelen Ermeni besteci ve Ermenistan SSC Halk Sanatçısı Alexander Spendiaryan'ın (1871-1928) anıtı, diğeri Ermeni şair, roman yazarı, kamu ve ulusal şahsiyet Hovhannes Tumanyan'ın (1869-1923) anıtı idi.


Karşıya geçince Kuzey Bulvarındaki sanatsal duvar resimleri sizi karşılıyor. Sonrasında ise Tashir Caddesi Alışveriş Merkezi, dükkanlar bu dükkanların ortada Alışveriş çantası, boksör eldiveni gibi heykel olarak duran muhtelif reklamları, Ermenistan'ın Anahtarı heykeli, Yürüyen Adam Heykeli sizi kentin ilk planlı caddesi olan Abovyan Caddesine ulaştırıyor.

Yol üzerinde Yaşlı Çiçekçi (Karabala) heykeli var. Türkçede "kara çocuk" anlamına gelen Karabala lakabıyla anılan Stepan Harutyunyan anıtı büyüleyici ama trajik. Erivan'da çiçek bahçeleri olan varlıklı bir Ermeni ailesinde doğmuş. Sovyet iktidarının gelişiyle ailesi mülksüzleştirilmiş ve Stepan daha sonra hükümeti eleştirdiği için hapse atılmış. Serbest bırakıldıktan sonra sokakta çiçek satmaya başlamış, genellikle kadınlara ücretsiz verirken erkeklerden tam fiyat alıyormuş. Artık yaşayacak kendi yeri olmadığı için geceyi bulabildiği her yerde geçiriyormuş. Soğuk bir günde hipotermiden ölmüş.


Heykelin karşısında Sovyet ve Ermeni besteci ve piyanist, SSCB Halk Sanatçısı Arno Harutyuni Babajanian [1921 – 1983) adını taşıyan Ermenistan Devlet Filarmonisi Konser Salonu bulunuyor. ,


Tekrar Cumhuriyet Meydanına ulaştık. Otobüse binerek yazdığı şiir, daha sonra Ermenistan'ın milli marşı haline gelen Rus Ermeni yazar, şair, siyaset teorisyeni ve devrimci Mikayel Nalbandian (1829 – 1866) heykelini görüp Sevan şehri yönüne hareket ettik.


Yaklaşık 1,5 saat sonra 1900 m yüksekliğiyle dünyanın bu büyüklükteki en yüksek ve Kafkasya'nın en büyük gölü olan Sevan Gölü’ne ulaştık. Göle doğru uzanan bir yarımada üzerinde göl kıyısında otobüsten indik. İsteyenlerle hemen gölde bir bot turu yaptık çok kısa idi ancak yapmamış olmadık. Botta çok güzel Ermeni müzikleri çalıyordu. Botla açılıpta geri dönünce yarımadanın tepesindeki Sevanavank (Sevan Manastırı) manastır kompleksi ve kompleksin iki kilisesi, "Kutsal Havariler" anlamına gelen Surp Arakelots ve "Kutsal Meryem Ana" anlamına gelen Surp Astvatsatsin çok güzel görünüyor. Her ikisi de sekizgen kubbeli, haç biçimli yapılar. İki kilise görünüş olarak birbirine oldukça benziyor. Ayrıca sahildeki plajlar, gezinti ve su sporu yapanlar gözüküyor.


Karaya çıkıp hediyelik eşya satıcılarının olduğu dükkanlara baktık. Metalden yapılmış çaydanlık, büst, heykelcik gibi muhtelif eşya, Amazonit, jasper, nefrit, mavi nanosital topaz gibi muhtelif taş ve mineral satılıyor.


Ardından yerel halk tarafından genellikle Ermeni İsviçre'si veya Küçük İsviçre olarak adlandırılan Dilijan'a hareket ettik. Sevan gölü kıyısında epey yol aldık. Kampları ve plajları gördük. Tsovagyugh şehri yakındaki bir süpermarkette mola verdikten yaklaşık yarım saat sonra çok güzel ormanların ve köylerin içinden geçip kendine özgü yerel mimari tarzı, temiz dağ havası, çevredeki alpin ormanları, tanınan Dilijan’a ulaştık.


Otobüs bizi Dilijan Amfitiyatrosunun olduğu alanda indirdi. Oradan Dilijan Gölü’ne doğru yürümeye başladık. Eski Dilijan evlerinin, Dilijan Efsanesi 1894 ve Tufenkian tarihi otelinin olduğu Sharambeyan sokağına girdik. Burada bol bol fotoğraf çektik. Uzakta Dilijan Anıtı gözüküyor.


Gölün kıyısına indik. Yolun ortasındaki kavşakta Ayı ve Geyik heykelleri var. Göl kıyısı hakikaten İsviçre gibi. Ağaçlar, dinlenme yerleri, köprü, hepsi çok pastoral idi. Buradaki kısa gezimizde bitirtikten sonra tekrar otobüse binerek Tiflis yönüne hareket ettik. Yaklaşık dört saat yolumuz var.


Margahovit, Shahumyan gibi köylerin yanından geçip Vanadzor şehrine ulaştık. Otantik köylerin kanyonların, karlı Kafkas dağlarının, şehrin içinden geçerken sosyal konut olduğunu düşündüğüm apartmanların, boks kulübünün, Bohem Hall isimli bir restoranın, Hotel Kirovakanın, Tanrı'nın Kutsal Annesi Kilisesinin fotoğraflarını çektim. Yaklaşık 1 saat sonra Alaverdi şehrine ulaştık.


Debed nehri üzerinden geçip Gürcü kralı II. Erekle'nin emriyle 1770 yılında kurulan ülkenin en eski üretim yeri olan Alaverdi Bakır Fabrikasını uzaktan gördük. Bu fabrika zamanında bakır, sülfürik asit ve bakır sülfat (göztaşı) üretirmiş. Sovyetler Birliği döneminde yılda 50.000 tona yakın bakır üretilirmiş. 5000 işçi çalışıyormuş. Tesisin ortasında Aziz Grigor Narekatsi Kilisesi bulunuyor. 1903 yılında, Alaverdi bölgesinde üretilen bakır miktarı, Rus İmparatorluğu'ndaki toplam bakır üretiminin yaklaşık %13'ünü oluşturuyormuş. Ancak fabrika, ödenmemiş krediler ve zehirli hava kirliliği nedeniyle kesilen ağır çevre cezaları yüzünden 2018 tarihinde faaliyetlerini tamamen durdurmuş. Zamanında dağ köylerinde yaşayan işçiler rahat gidip gelebilsin diye teleferik hattı kurulmuş ve bir tane kabin halen havada asılı duruyor.


Alaverdi Bakır Fabrikasından yaklaşık 1 saat sonra Ermenistan - Bagratashen - - Gürcistan - Sadakhlo Sınır kapısına ulaştık. Kapıda 100 Usd bozdurup 260 Gürcistan Larisi aldım.

Sınırdan yaklaşık 1,5 saat sonra Tiflis’e ulaştık. Geç olduğu için Avrupa meydanında otobüsten inip yemeğe gittik. Meydanda bir beton parçası vardı. Açıklama şöyleydi:


Bu Tür Tüm Duvarlar Yıkılır

Alman Halkının Gürcü Halkına Armağanı

Berlin Duvarı'nın Bu Parçası, Gürcistan Başbakanı'na Federal Almanya Cumhuriyeti'ne Gerçekleştirdiği Resmi Ziyaret Sırasında, 16 Haziran 2017 Tarihinde Gürcistan İle Almanya Arasındaki Dostluğun Bir Simgesi Olarak Takdim Edilmiştir.


Yemek için riske girmeyip daha önceki gelişimde memnun kaldığım Machakhela restorana gittik. Ortaya Khachapuri - Gürcü Mantısı hinhal - khinkali, cevizli patlıcan, Dana Güveç söyledik iki bira içtik. Toplam 108 Lari ödedik.


Yine Meidan Pazar, Metekhi köprüsü, Kral Vakhtang Gorgasali'nin heykeli, Metekhi Meryem Ana'nın Doğuşu Kilisesi, Gürcistan’ın Anası teleferiği ve havadaki kabinleri görüp kalacağımız Tbilisi Chambers otele gidilip istirahata çekildik.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page