HİNDİSTAN - VARANASİ - 12
- ÖMER SUHA TOPALAK

- 1 Ara 2025
- 9 dakikada okunur

Seyahatin 12. Günü 28.02.2024 Çarşamba HİNDİSTAN – VARANASİ - DELHİ
Sabah kahvaltısını otelde yaptık. Uzakta dün gördüğümüz Manikarnika Ghat ölü yakma yeri gözüküyor. Yine dumanlar yükseliyor bir yandan da hayat devam ediyor. Çok uzakta ise bir köprünün silueti görünüyor Malviya Bridge. Ganj Nehri üzerinde yer alan, alt katında demiryolu raylarını, üst katında ise yolları taşıyan ikonik bir çift katlı köprü imiş. İsmi Madan Mohan Malaviya’dan [1] geliyor.
Tabii otelin sağı ve solu Hinduların kutsal banyolarını aldıkları Ghat’lar la dolu. Ghat’lar aslında, nehrin yükselip alçalmasına karşı nehre girişi sağlamak için yapılmış basamaklarmış. Varanasi’de yaklaşık 90 adet Ghat olduğu yazıyor. Otelin aşağısında hemen önünden Ganj’ a girenlerden bazıları sabunlanıyorlardı. Kutsal banyolarını sabunlu yapıyorlardı. Karşı kıyıdaki büyük kumlukta sanırım eşya ve insan taşımak için develer vardı. Tekneler tıka basa insan dolu olarak merkezdeki daha kutsal ghatlara geliyorlar. Bu insanlardan bazıları kadın ve erkek hepsi kafalarını kazıtmıştı.
Yine bir köşede yılan oynatıcısı bir adam kavalı ile yılanı sepetten çıkarmaya çalışıyordu. Sadulardan biri de yılanı alıp boynuna doladı. Başka bir yerde çöpçü kadınlar üstlerinde görevli gömleği ile çöpleri büyük kumaş torbaların içine topluyorlardı. Bir kerevetin üzerinde bir adam karşısındaki müşteri olan kişiye önündeki kaplarda bir şeyler hazırlayıp yüzüne sürerek sanırım hacılık için gerekli bir takım ritüelleri yerine getiriyordu.
Daha sonra hep beraber otelin önünden bir tekneye binerek Ganj boyunca gezintiye çıktık. Yolculuğumuza Meer Ghat’tan başladık.
Kuzeye doğru Lalita Ghat [2] , Shri Kashi Vishwanath tapınağına çıkan merdivenler,
ölü yakmak için her yeri ağaç kütükleri ile dolu olan Manikarnika Ghat [3],
Shri Tarkeswar Mahadev Tapınağı ve hemen önündeki eğik Ratneshwar Mahadev Mandir [4],
Ganga Ghat, Scindia Ghat, [5] Sankatha Ghat, Bhonsale Ghat, uzaktan Pancha Ganga Ghat ve Alamgir Masjid,[6] görüp geri döndük.
Sonra geri dönerken yine aynı yerleri görüp otelin önüne vardık. Oradan güneye doğru Dolphin Restaurant, Mana-Mandir yada Manmahal Ghat [7], Dashashwamedh Ghat [8],
Ahilyabai Ghat, Munshi Ghat, Darbhanga Ghat, Chausatthi Ghat, Digpatiya Ghat, Pandey Ghat, Raja Ghat, Narad Ghat, Mansarovar Ghat,
Kumarswami Mutt Tapınağı önünde Kshemeshwar Ghat, Chauki Ghat, Kedar Ghat, Vijaynagar Ghat, Shri Bhuma Maneviyat Merkezi, Lali Ghat, başka bir ölü yakım yeri olan Harishchandra Ghat,
Hanuman Ghat, Gularia Ghat, Shivala Ghat, Mahanirvani Ghat, Niranjani Ghat, Chet Singh Fort Ghat, [9],
Prabhu Ghat ,Panchakot Ghat, Nishadraj Ghat, Jain Ghat, Vaccharaja Ghat, Mata Anandamayi Ghat, Shri Suparshwanath Digambar Jain tapınağı, Janki Ghat, Bhadaini Ghat görüldü. Teknemiz Tulsi Ghat’a [10] yanaştı ve orada indik.
Kıyıda deniz kızına benzetilmiş sarı yaldız ile boyanmış komik bir gezinti gemisi gördük.
Sonra hızlıca havalimanına gittik. Varanasi - Lal Bahadur Shastri Uluslararası havalimanında beklerken muhtelif sanatçıların yapmış olduğu çeşitli sanat eserlerini izleme imkanımız oldu. Önünde fotoğraf çektirdiğimiz bir eserin açıklama tabelasında ekteki açıklamalar yazıyordu. [11] İki tanede fotoğrafını çektiğim eser vardı onların açıklamaları da ekte [12] ,[13]. Saat 15:20 uçuşu ile havalandık ve saat: 16.45’de Delhi İndira Gandhi Uluslararası Havaalanına indik. Yine daha önce kaldığımız Cottage Yes Please oteline ulaştık.
Akşam yemeği için otelin yakınındaki Özbek restoranına gittik. Akşam yemeği Menüsü şöyle idi:
Başlangış: 1. Pottato & Mantar, 2. Mashkichiri, 3. Patates kızartması
Çorba: 1. Mastava, 2. Mashurda, 3.Shurpa, 4. Manpar, 5.Mantı, 6. Borscht, 7. Köfte, 8. Akroshka, 9. Kuk-Su, Lagma Çorbası, Buhara Samosa, Khanam
Fırın: 1. Koyun Eti Samsa, 2. Patates Samsa, 3. Kabak Samsa, Naan, 4. Mantar Samsa, Tuhum Barak, Gumma Balık Kızartma, Kovurma Kabab
Ana Yemek: 1. Kazon Kabob, 2. Tabaka Tavuk, 3. Momos (Mantı), 4. Özbek Pilavı, 5. Kızarmış Mantı, 6. Golupsy, 7. Dolma, 8. Biber Dolması, 9. Dimlama
Kebab : 1. Koyun Eti, 2. Tavuk, 3. Lyulya Kebabı
Yemek sonrası günü yorgunluğunu atmak için otele çekilip dinlendik.
NOTLAR:
[1] Madan Mohan Malaviya (1861 – 1946 ) Hindistan bağımsızlık hareketindeki rolüyle tanınan bir Hintli akademisyen, eğitim reformcusu ve aktivistti. Hindistan Ulusal Kongresi'nin başkanlığını yaptı. Akhil Bharat Hindu Mahasabha'nın kurucusuydu. Kendisine Pandit olarak hitap edildi, Banaras Hindu Üniversitesi'nin kurucu ortaklarından biri olarak bilinir. Malaviya, Hintliler arasında modern eğitimi teşvik etmek için çabaladı ve 1915 BHU Yasası kapsamında 1916'da Varanasi'de kurulan Banaras Hindu Üniversitesi'nin (BHU) kurucu ortağı oldu. Asya'nın en büyük ve dünyanın en büyüklerinden biri olan bu üniversite, sanat, ticaret, bilim, mühendislik, dilbilim, ritüel, tıp, tarım, sahne sanatları, hukuk, yönetim ve teknoloji disiplinlerinde dünyanın dört bir yanından 40.000'den fazla öğrenciye ev sahipliği yapmaktadır. 1919'dan 1938'e kadar Banaras Hindu Üniversitesi'nin rektör yardımcısıydı. Malaviya, Bharat İzcileri ve Rehberlerinin kurucularından biriydi. 1919'da Allahabad'dan yayınlanan oldukça etkili bir İngilizce gazete olan The Leader'ı kurdu. Ayrıca 1924'ten 1946'ya kadar Hindustan Times'ın başkanlığını yaptı. Çabaları, 1936'da Hindustan Dainik adlı Hintçe baskısının yayınlanmasıyla sonuçlandı. Malaviya , 153. doğum gününden bir gün önce, 24 Aralık 2014'te Hindistan'ın en yüksek sivil nişanı olan Bharat Ratna ile ölümünden sonra ödüllendirildi.
[2] Lalita Ghat: Hindu Tanrıçası Lalita'nın adını almıştır ve 19. yüzyılın başlarında Nepal Kralı Rana Bahadur Şah tarafından inşa edilmiştir. Ghat, ünlü Nepal Mandiri ve Lalita Gauri Mandiri'ne ev sahipliği yapmaktadır. Nepal Kralı Rana Bahadur Şah , 1800-1804 yılları arasında Varanasi’de sürgünde yaşadı ve kendisine "Swami Nirgunanda" unvanını verdi. Sürgündeyken, Varanasi'de Pashupatinath Tapınağı'nın bir kopyasını inşa etmeye karar verdi. Tapınağın inşası, Varanasi'de sürgünde kaldığı dönemde başladı. İnşaat sırasında Şah, Nepal'e geri döndü. Rana Bahadur Şah, 25 Nisan 1806'da üvey kardeşi Şer Bahadur Şah tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Oğlu Girvan Yuddha Bikram Şah Deva, tapınağın (şimdiki adıyla Nepali Mandir ), bir dharamshala ve Lalita Ghat'ın inşasını üstlendi. İnşaat, teslim tarihinden 20 yıldan fazla bir süre sonra tamamlandı. Ghat, adını Hindu Tanrıçası Lalita'dan almıştır. Tanrıça Lalita, topluca Mahavidyalar veya Daşa-Mahavidyalar olarak adlandırılan Hindu inancının on tanrıçasından biridir. Daşa-Mahavidyalar arasında en önde gelen ve en önemlisidir. Diğer tüm Mahavidyalar onun vidyası olan Sri Vidya'da son bulur. Eşi Maha Kameswara'dır. Tanrıça Adi Shakti'nin en yüce yönüdür. Parvati, Lalita Maha Tripura Sundari'nin en eksiksiz enkarnasyonudur. Bu siteye bağlı olanlar arasında Ganga Keshava'nın meşhur Lingam'ı ; Gangatitya, Kashi Devi, Lalita Devi ve Bhagirath Tirtha tapınakları da bulunmaktadır. Lalita Devi'ye bir bakışın, tüm dünyayı tavaf etmekle aynı bereketi getirdiğine inanılır. Ayrıca , Tanrıça Lalita'nın bereketinin sorunları ortadan kaldırdığına ve refah getirdiğine inanılır.
[3] Manikarnika Ghat, yakma yerlerinden biridir. Manikarnika Ghat ile ilişkilendirilen iki efsane vardır. Birine göre, Vishnu çeşitli kefaretleri yerine getirirken Çakrasını kullanarak bir çukur kazmış ve içini teriyle doldurmuştur. Vishnu'yu izlerken, Şiva'nın küpelerinden biri veya manikarnikası çukura düşmüştür. İkinci efsaneye göre, Parvati, Şiva'nın dünyayı dolaşmasını engellemek için küpelerini bu yere saklamıştır. Ona küpeleri Ganj kıyısında kaybettiğini söylemiştir. Bu efsaneye göre, bir beden Manikarnika Ghat'ta yakıldığında, Şiva ruha küpeleri görüp görmediğini sorar. Hindu hacılar Varanasi’ye günahlarından arınmak için gelir. Ayrıca Hindistan’ın başka yerlerinde ölmüş olan kişiler -eğer imkanları varsa- buraya getirilir, burada törenle yakılır ve külleri Ganj nehrine serpilir. Böylece ölen kişinin ruhunun kurtuluşa ereceğine inanılır. Ayrıca bir Hindu, Varanasi’de ölürse, ruhu tekrar tekrar dünyaya gelmekten kurtulur ve “moksha’ya” ulaşır.
[4] Ratneshwar Mahadev Mandir (aynı zamanda Matri-rin Mahadev veya Varanasi'nin Eğik Tapınağı olarak da bilinir), Hindistan'ın Uttar Pradesh eyaletindeki kutsal şehir Varanasi'de en çok fotoğraflanan Hindu tapınaklarından biridir. Görünüşe göre iyi korunmuş olan tapınak, arka tarafa (kuzeybatıya) doğru belirgin bir şekilde eğimlidir ve garbhagrihası , yaz aylarındaki birkaç ay hariç, yılın büyük bir bölümünde genellikle su altındadır. Ratneshwar Mahadev Tapınağı, Varanasi'deki Manikarnika Ghat'ta yer almaktadır. Tapınak dokuz derecelik bir eğim geliştirmiştir. Aman Dev tarafından inşa edilmiştir. Tapınak, Nagara Shikhara ve Samvarna mandapa ile klasik tarzda zarif bir şekilde inşa edilmiştir. Tapınağın yeri oldukça sıra dışıdır. Varanasi'deki Ganj kıyısındaki diğer tüm tapınakların aksine, tapınak çok alçak bir kotta inşa edilmiştir. Hatta su seviyesi tapınağın Shikhara kısmına kadar ulaşabilir. Tapınak aynı zamanda Kashi Karvat olarak da bilinir (Kashi, Varanasi'nin eski adıdır ve karvat, Hintçede eğilmek anlamına gelir). İnşasının gerçek tarihi bilinmemektedir. Ancak rahipler, yaklaşık 500 yıl önce Raja Man Singh'in ismi açıklanmayan bir hizmetkarı tarafından annesi Ratna Bai için inşa edildiğini iddia etmektedir. Bazı kaynaklar, 19. yüzyılda Gwalior Kraliçesi Baija Bai tarafından yaptırıldığını iddia ediyor. Başka bir hikayeye göre ise, Indore'lu Ahilya Bai'nin Ratna Bai adlı bir hizmetçisi tarafından yaptırılmış. Ahilya Bai, hizmetçisinin ona kendi adını vermesi nedeniyle eğilmesini lanetlemiş.
[5] Scindia Ghat, Gwaliorlu Maharani Baizabai Scindia tarafından inşa edilmiştir. Kuzeyde Manikarnika ile komşudur ve yaklaşık 150 yıl önce inşa edilen ghatın aşırı ağırlığı nedeniyle Şiva tapınağı kısmen nehre batmıştır. Ghat'ın yukarısında, Kashi'nin en etkili tapınaklarından birkaçı, dar sokak labirenti Siddha Kshetra'da (Tatmin Alanı) yer almaktadır. Mitolojiye göre , Hindu Ateş Tanrısı Agni burada doğmuştur. Hindu dindarlar, burada tüm kahramanların efendisi Vireshwara'ya bir oğul vermesi için dua ediyorlar.
[6] Alamgir Mescidi: Varanasi Uttar Pradesh eyaletinin Varanasi kentinde bulunan Alamgir Mescidi, 17. yüzyılda Babür İmparatoru Evrengzib tarafından inşa ettirilmiş önemli bir tarihi camidir. Şehrin ünlü ghatlarından biri olan Panchganga Ghat'ta, Ganj Nehri kıyısında yer alır. Ghat'ın Ganj'a inen geniş basamakları vardır. Cami, İslami ve Hindu stillerinin mimari harmanıyla bilinir. Cami, Evrengzib'in daha önce aynı alanda bulunan ve Tanrı Vişnu'ya adanmış olduğu söylenen bir Hindu tapınağını yıkmasının ardından inşa edildiğine inanılmaktadır. Bu tarihi bağ, camiye Varanasi tarihinde benzersiz ve biraz da tartışmalı bir yer kazandırmaktadır. Yapının uzun minareleri ve Ganj Nehri'ne bakan çarpıcı bir cephesi vardır. Aurangzeb, 1669 yılında Varanasi'yi fethetti ve Babür imparatorluğunun imparatoru olduktan sonra benimsediği kendi onursal unvanı olan "Alamgir" adına Alamagir Camii adlı bir cami inşa etti. Minareler zamanın testine dayanamadı ve 19. yüzyılda İngiliz bilim adamı James Prinsep tarafından restore edildi. 1948'de, sel felaketi sırasında minarelerden biri çökerek birkaç kişinin ölümüne yol açtı. Daha sonra hükümet, güvenlik nedeniyle diğer minareyi de yıktı. Caminin bulunduğu Panchaganga Ghat, beş derenin birleştiği yerdir. Ekim ayında, atalara rehberlik etmek amacıyla bambu bir asanın tepesinde lambalar yakılır.
[7] Mana-Mandir Ghat: Jaipurlu Maharaja Jai Singh II, Delhi, Jaipur, Ujjain ve Mathura'dakilerle birlikte süslü pencere kasalarıyla donatılmış Jantar Mantar'ın yanı sıra 1770 yılında bu Ghat'ı inşa ettirmiştir. Ghat'ın kuzey kısmında güzel bir taş balkon bulunmaktadır. Adanmışlar burada Ay'ın Efendisi Someswar'ın lingamına saygılarını sunarlar.
[8] Dashashwamedh Ghat, Vishwanath Tapınağı'na yakın bir konumdadır ve en popüler ghattır. Efsaneye göre Brahma burada on Ashwamedha kurbanı gerçekleştirmiştir. Her akşam bu ghatta Shiva, tanrıça Ganga, Surya, Agni ve tüm evrene adanan bir aarti gerçekleştirilir. Daşavamedha ghaṭ kurban edilen on at basamağı anlamına gelir. Bu ghaṭ Vişvanath tapınağının yakınında yer alır. Daşavamedha ghaṭı ile ilgili iki mit vardır. Bunlardan ilki tanrı Brahma’nın at kurban töreninde (aşvamedha) on at kurban etmesiyle ilgilidir. İkincisi tanrı Brahma’nın tanrı Şiva’yı karşılamak için bu basamağı yapması üzerinedir. Tarihsel açıdan yüzyılda on at ikinci yüzyılda Naga hanedanlığının hükümdarı Bhava Naga Kuşan imparatorluğunu yendikten sonra Daşavamedha ghaṭında at kurban töreni düzenler. MS 1740 yılında Maratha İmparatorluğunun yedinci başkanı Bacirao I tarafından yeniden inşa edilir. Daha sonra 1774 yılında Maratha İmparatorluğunun kraliçesi Ahilyabai Holkar tarafından restore edilir. Mevcut merdivenler 1965 yılında Hint hükümeti tarafından yapılır. Daşavamedha ghat gün batımından sonra her akşam Ganga Aarti adlı büyük etkinliğiyle ünlüdür.
[9] Chet Singh Fort Ghat: Ganj Nehri kıyısında bulunan Chet Singh Fort Ghat, tarihi bir surlarla çevrili Ghat'tır. Bu saray, Benaras Prensliği'nin Nayaran Hanedanı hükümdarı Majaraja (Kral) Chet Singh'in (1770-1810) ana ikametgahıydı. Chet Singh, bu saray binasını küçük bir kale olarak inşa ettirmiş ve daha sonra İngilizlere karşı direnişinde önemli bir rol oynamıştır. Chet Singh Fort Ghat, 1781 yılında İngiliz Genel Valisi Warren Hastings'in birlikleri ile Kral Chet Singh arasında yaşanan ve Chet Singh'in yenilgisiyle sonuçlanan şiddetli savaşa tanık olmuştur. Böylece bu kale İngilizlerin kontrolüne geçmiştir. Daha sonra Kral Chet Singh'in oğlu ve halefi Kral Prabhu Narayan Singh bu kaleyi yeniden ele geçirmiştir. Kuzey kısmı, daha sonra Niranjani Ghat ve Nirvani Ghat adlı manastırlarını ve ghatlarını inşa eden Naga münzevi grubuna bağışlandı. Bu yapı, Ganj Nehri'ne bakan teras üzerine inşa edilmiş pavyonlu bir saray, kadınlar için bir grup bina (yıkılmış) ve darbar salonu ve su kulesi bulunan bir Babür bahçesinden oluşmaktadır. Sarayın devamı niteliğindeki ghat'a açılır ve anıtsal bir kapıdan ulaşılır. Kapıda terasa çıkan bir merdiven bulunmaktadır. Kale, Rajput ve Mughal tarzlarının eşsiz karışımı da dahil olmak üzere, tarihi ve mimarisini keşfetmek isteyen ziyaretçileri çeken tarihi bir mücevher olarak durmaktadır.
[10] Tulsi Ghat: 16. yüzyılın sonları ile 17. yüzyılın başları arasında bu ghat'ta başyapıtı Ramcharitmanas'ı tamamlayan Goswami Tulsidas'ın adını almıştır. Büyüleyici Nag Nathaiyya ve Dhrupad Müzik Festivali, bu ghat'ı kültür severlerin merkezi haline getirmektedir. Puranik gelenekte, güneş ibadetinin merkezi olan Lolark Teerth ile ilişkilendirilmiş ve daha sonra 1941 yılında Raja Baldev Das Birla tarafından pakka yapılmıştır.
[11] Çok eski zamanlardan beri Kashi, Lord Vishwanath'ın Jyotirlinga'sının ilahi ve ruhani ışığı tarafından kutsanmıştır. Kashi, Lord Shiva'nın Jyotirlinga olarak göründüğü Mutluluk Ormanı olarak kabul edilirdi. Skanda Purana (16.25-35) anlatısına göre, Güneş Şiva'ya, tezahür etmemiş veya ebedi olan Avimukta Kshetra'ya giden büyük çözülme anında bile sonsuza kadar bu bölgede ikamet etmesini tavsiye etmiştir. Linga Purana'ya göre Kashi'deki Mahadeva'yı ziyaret eden kişi günahlarından arınır. Bu duvar resmi, Kashi'nin ve onun baş tanrısı Shiva'nın konumunun dini öneminden ilham alarak metaforik anlamda kalıcı bir görsel etki yaratmaktadır. Resmin merkezinde Lingam yer almakta ve Kerala duvar resmini çağrıştıran muhteşem bir çiçek desenine açılmaktadır. İzleyici, kendisini kozmik gerçeğe ve evrensel mutluluk ve kurtuluş değerlerine bağlayan bir aynadan oluşan Lingam tarafından yansıtılır. Renklerin parlaklığı, Kashi bölgesini aydınlatan “Kash” ya da kozmosun ışığını sembolize etmektedir. Sanatçı Suresh K. Nair, izleyiciyi Varanasi'nin felsefi özüyle kısa bir süreliğine yeniden buluşturarak kısacık bir karşılaşmayı ve kalıcı bir anıyı ustalıkla yeniden yaratıyor. Guruvayur'da geleneksel Kerala duvar resmi eğitimi alan Suresh K. Nair, Kerala duvar resminin inceliklerini Kashi'nin imgeleriyle ustalıkla birleştirerek Hindistan'ın canlı sanat geleneğini çağdaş bir dille yansıtıyor. Sanatçı: Suresh K. Nair
Yardımcı sanatçılar: Saurabh Srivastava, Pulak K. Sarkar, Arunima Mondal, Kajal Verma, Mansi Shah, Astha Tiwari, Tenzin Yonten, Norbu Tashi, Tenzin Nyidon, Shruti Gupta, Priya Gupta
Yaratıcı İşbirliği: Banaras Hindu Üniversitesi, Varanasi
[12] DEBANJAN ROY (d. 1975) İnsan ve Makine - Fiberglas, paslanmaz çelik, bakır, pirinç ve araba boyası - Kolkata'da yaşayan sanatçı lisans ve yüksek lisans eğitimini Rabindra Bharati'de görsel sanatlar alanında tamamladı. Eser, modern teknolojik evrimle birlikte Hint ahlakı ve kültürünün zaman içinde değişen doğasını anlatır. Hint kültürünün dünyanın ekonomik ve kültürel merkezi olma yolundaki hızlı gelişimiyle birlikte ilerleyişini yansıtıyor. Figürlerin kanatları, insanların bu tür evrimsel değişikliklerle doğmadıklarını, ancak modern taleplerle başa çıkmak için kolaylık sağlamak üzere bunları eklediklerini ima etmek için kenetlenmiştir. Yani kanatlar birer makine ama insan vücudunun en kritik ve en ince makinesi olan insan beyni tarafından kontrol ediliyorlar. Enstalasyonun mekânı - Delhi Metrosu ile havaalanının kesiştiği noktada - figürlerin kendi başlarına uçmaları öngörüldüğü için yeni bir boyut katıyor. Çelik grisi figürler aynı zamanda bir başka kesin ifadeyi de ortaya koyuyor: Hindistan endüstriyel bir güç merkezi haline geliyor. HARMONY ART FOUNDATION
[13] GIGI SCARIA (d. 1973) Tekne 2011 Alüminyum fabrikasyon levha, ayna camı boya - Delhi'de yaşayan sanatçı lisans eğitimini Thiruvananthapuram'daki Güzel Sanatlar Koleji'nde, yüksek lisans eğitimini ise Yeni Delhi'deki Jamia Millia Üniversitesi'nde resim alanında tamamladı. Sanatla olan ilişkisi çoğunlukla kentsel mekânlar etrafında dönüyor. Kültürel olarak karmaşık, sınıf bilincine sahip Hint şehirlerindeki sosyal yapıları ve mimari mekânları yakından gözlemliyor. Scaria, giderek artan şehir manzarası ve bunun ‘küreselleşmiş dünya düzeni’ üzerindeki etkisinden etkilenmektedir. Ayrıca, yeni gelişen kent mekânları bağlamında hiç bitmeyen göç olgusunu ve bunun kırsaldaki karşılığı olan yeni göçmeni barındırma konusundaki uyumluluğunu/reddini gözlemlemeye çalışır. 'Salıncaklı tekne' Scaria'nın bir kentlinin rutin yaşamının sembolik temsilidir. Metrodaki yaşam, bireyin gerçek anlamda yerleşmesi için çok az zaman ya da alan bırakır Çalışma alanları ve daireler, insanların yaşadığı, dinlendiği, oynadığı ve hayatta kaldığı kompakt bir yatın içine küçültülmüştür. Eser aynı zamanda, sıradan gerçekliklerin pençesinden kurtulup yeni bir dünyaya keşif gezileri ve keşifler yapma olasılığını da temsil ediyor. HARMONY ART FOUNDATION
























































































































































































Yorumlar