HİNDİSTAN - AMRİTSAR - 6
- ÖMER SUHA TOPALAK

- 2 Eki
- 19 dakikada okunur

Seyahatin 6. Günü 22.02.2024 Perşembe HİNDİSTAN – AMRİTSAR
Seyahatimizin bu kısmında Varanasi’den trenle Delhi’ye dönüp oradan uçağa binip Amritsar’a gideceğiz. Sabah tren istasyonunda bizim alışık olmadığımız iki katlı trenler vardı. 06.00’da hareket ettik 09.55 gibi Delhi’ye vardık. İç hat uçuşumuz Air İndia ile Delhi’den Indira Gandhi Uluslararası Havaalanından 14.15 hareketle 15.30 Amritsar idi. Airbus A319 ile vaktinde Amritsar Sri Guru Ram Dass Jee Uluslararası Havaalanı’na indik.
Şehrin içinden araç ile geçerek çok sıkışık bir yerde ancak gezilecek yerlere yürüme mesafesinde Hotel Infa’ya ulaştık. Otele eşyalarımızı bırakıp Sihlerin kabesi olan Amritsar Altın tapınağını gece görmek için yürümeye başladık.
Otel hemen yakınında Naptapgo Golden Temple Hotel, Pandit Moti Lal Nehru Municipal Library yani Belediye kütüphanesi, Amritsar İtfaiyesi, The Partition Museum - Bölünme Müzesinin [1] ve birçok yemek servis eden restoranın olduğu alışveriş merkezi tarzı belediye binasının yanından ve Ram Laddu isimli hamurdan yapılan sokak yemeği satıcılarının önünden geçip Babasaheb Dr. BR Ambedkar'ın [2] Parlamento temalı heykelinin olduğu alana geldik.
Yolun solunda önünde nöbet tutan Sih asker heykellerinin bulunduğu altın tapınak için yapılmış katlı otopark, sağda ise şehit düşen 36. Sih Alayı'nın 21 Sih askerinin anısına inşa edilmiş Saragarhi Anıtı Gurudwara [3] bulunuyor.
Yolun sonunda ki meydanda ise ülkeyi 1801'den 1839'daki ölümüne kadar yönetmiş Maharaja Ranjit Singh [4] ‘in büyük bir anıtı bulunuyor. Heykel, Maharaja Ranjit Singh'i elinde kılıcı ile at sırtında tasvir ediyor. Aynı anda sokaktaki belediye hoparlörlerinden yöresel şarkılar çalıyor. Sokağın sonunda yerlere örtüler serilmişti ve mavi, beyaz, portakal rengi sarıkları olan bazı insanlar yerde oturuyordu. Tarımla ilgili bir protesto yapılıyormuş. Altın tapınağa girebilmek için başımızı örtmemiz gerekiyormuş bu nedenle rehber Zafer bey hepimize üçgen şeklinde portakal rengi birer bez parçası aldı bunları başımıza bağladık. Çevremiz rengarenk kıyafetli bir sürü ziyaretçi ile dolu.
Jallianwala Bagh şehitleri onuruna dikilen heykeli ve 1761 yılında yapılan antik Shri Shani Dev Ji tapınağını [5] gördük. Sonra da Sih’lerin kabesi altın tapınağının dışına ulaştık. Mermer kaplı çok büyük bir alan. Tapınak alanına ayakkabı ile girilmiyor o nedenle herkes dışarıdaki ayakkabı toplama gişelerine gidip ayakkabılarını torbalara koyup teslim ediyor. İçeri girerken de saunalara girerken uygulanan ilaçlı su havuzlarında ayaklarınızı yıkama eylemi burada da var. Böylece hijyen sağlanıyor. İçeride kamera yasak dendi ancak ben görünmeden çekmeye çalıştım. Girilen kapının üstünde saat kulesi ve merkezi Sih Müzesi var. [6]
İçeride ortada çok büyük bir havuz onun ortasında ise sarı ışıklarla aydınlatılmış altın varakla kaplanmış çok ihtişamlı bir tapınak yani Altın Tapınak [7] görülüyor. Müzik yayını içeride de devam ediyor. Altın tapınak önünde grup fotoğrafı çektirdik. Bir ara dua yayını başladı, herkes gibi bizde sıraya girip ellerimizin iki avuç içini göğüs hizasında birleştirip başımızı hafifçe öne eğerek ibadete katıldık.
Sonra gölün etrafını dolaşmaya başladık. Ramgarhia Bunga veya Burj [8] önünde bazı yaşlılar gölden su alarak yıkanıyorlardı. Birde Shri Dukh Bhanjani Beri Sahib denen Dukh Bhanjani Beri Ağacı, kutsal kabul edilen ve mucizevi güçler barındıran eski bir hurma ağacı burada bulunuyor. Efsaneye göre, Bibi Rajani'nin cüzzamlı kocası ağacın yakınındaki gölete dalarak iyileşmiş. Guru Ram Das Ji, rezervuarı uygun bir banyo havuzuna dönüştürmeye karar vermiş. Ağaca, acının yok edicisi anlamına gelen Dukh Bhanjani adı verilmiş. Ayrıca burada Tharma Sahib (Athsath Tirath) (Altmış Sekizde Bir Kutsal Yer) [9] hakkında bilgilerin olduğu bir tabela vardı.
Hava kararınca gölün kıyısında mumlar yakılmaya başladı. Görüntü çok daha mistik ve otantik hale geldi. Akşam duası için herkes havuzun çevresinde toplandı.
Biz sürekli bir vaizin dua ettiği bir odayı gördük ve kutsal sayılan suyu içip, su içtiğimiz kapları diğer yaşlı kadınlarla beraber kumla sildik. Bu da buraya has bir ritüelmiş. Ünlü sihlerden Baba Deep Singh'in [10] savaş sonrası başının kesilip şehit düştüğü yer altın tapınakta işaretlenmiş ve ziyaret ediliyor.
Burayı görüp Sri Akal Takht Sahib (Zamansızlığın Tahtı) [11] olduğu binaya gittik. Akal Takhat'ın kendine özgü gelenekleri var, rahip akşam duasını (Rehras Sahib) ve Ardas'ı elinde çıplak bir kılıçla okuyor. Sih Gurus ve Sih savaşçılarına ait bazı nadir silahlar gün boyunca sergileniyor ve her akşam ziyaretçilere açıklanıyor.
Binanın içinde iken dışardan bazı patlama sesleri geldi allahtan bunlar sadece havai fişekmiş. Havai fişek gösterisi epey bir süre devam etti tabii bulunulan ortam ile beraber ortaya çok hoş görüntüler çıktı. Harmandir Sahib yani altın tapınağın içini yarın ziyaret edeceğiz o nedenle oraya girmedik.
Solumuzda Miri - Piri Nishan Sahib denen iki direk ve tepelerinde iki bayrağın asılı olduğu Sihizmin iki dini bayrağı, biri dini, diğeri siyasi işleri sembolize ediyormuş, duruyordu. Ancak gece net olmadığından gündüz fotoğraflarını koydum. Tapınak içinde bazı yerlerde gece konaklayacak insanlar için yere kırmızı örtüler serilmişti. Battaniyesini örtüp insanlar burada uyuyabiliyorlar.
Sonrasında rehber Zafer bey bizi akşam yemeği için Langar Hall [12] denen yere götürdü. Burada günde 40.000 ile 100.000 kişiye yemek servisi yapılıyormuş. İşleri hızlandırmak için öncelikle size bölümlü metal bir tepsi, su içme tası ve kaşık veriyorlar. Sonra içeri alınıp yere şerit halinde serili örtülere oturuyorsunuz. Görevliler içlerinde yemek olan kovalar ile gelip kepçe ile tepsinin ilgili bölümlerine yemeğinizi bırakıyor. Tam olarak ne yediğimiz anlamasak da sebzeli bir yemek, mercimek yemeği, sütlaç ve roti denen küçük lavaş benzeri ekmeği yedik. Genel olarak yemekte vejitaryan mutfağa uygun pirinç, daal (mercimek), aloo matar subji (patates ve bezelye), kheer (tatlı pirinç pudingi), roti (pide) ve su servis edilirmiş.
Yemek sonrası yemeğin hazırlandığı bölümleri gezdik. Bulaşıkhane, sebze soyma bölümleri ve roti’nin hazırlandığı bölümü gezdik. Burada hanımlar oklava ile hamur açıp roti yapıyorlardı. Bizim gruptan hanımlarda onlara katılıp yardım ettiler. Sonra dışarı çıkıp aynı yoldan geri döndük.
Işıklı tabelalarda Pencap Başbakanı Bhagwant Singh Mann’ın kapıdan kapıya ücretsiz erzak dağıtımına başlanacağı hakkındaki ilanları vardı. Tekrar Belediye binasının da olduğu büyük alışveriş merkezi tarzı yere geldik. Binanın önünde Jarnail Hari Singh Nalwa'nın [13] elinde kılıç at üstünde heykeli bulunuyor. Ayrıca binanın içindeki geçiş holünü bir sürü avize süslüyor.
Tapınakta yediğimiz bizi doyurmadığı için burada tekrar Rang Punjap isimli restoranda yemek yedik. Vejeteryan menülerin birinde sağlığa faydalı keten tohumu Ladoo denen sebze köftesi, diğerinde ise Saag sosu ile Makki ekmeği vardı. Sarson ka saag bir köri türü imiş. Geleneksel olarak Makki di Roti olarak bilinen mayasız mısır bazlı bir yassı ekmekle ya da buharda pişirilmiş basmati pirinciyle de servis edilebilirmiş. Ben ikinciyi tercih ettim. Değişik yemekler söyleyenler oldu. Ama hepsi vejeteryan yemekler olduğu için bizi doyurması biraz zor oldu. Restoranda gitarı ile gezip şarkılar söyleyen bir delikanlı vardı. Yemek sonrası otelimize dönüp dinlenmeye çekildik.
NOTLAR:
[1] The Partition Museum: Bölünme Müzesi, Amritsar, Pencap, Hindistan belediye binasında yer alan halka açık bir müzedir. Müze, Britanya Hindistanı'nın iki bağımsız bölgeye ayrılmasını takip eden bölünme sonrası isyanlarla ilgili hikayelerin, materyallerin ve belgelerin merkezi deposu olmayı amaçlamaktadır: Müze ayrıca “sömürge karşıtı hareket, Jallianwala Bagh katliamı, Komagata Maru olayı, Tüm Hindistan Müslüman Birliği ve Hindistan Ulusal Kongresi ile kadınların direniş ve iyileşme yolculuğunun” tarihine odaklanmaktadır. Müzenin Amritsar'da bulunduğu bina aynı zamanda bir zamanlar İngiliz karargahı ve hapishaneydi. Müze 25 Ağustos 2017 tarihinde açılmıştır. 1947 yılında Britanya Hindistanı, Hindistan ve Pakistan olarak ikiye bölündü. İngiliz avukat Cyril Radcliffe tarafından harita üzerine çizilen bölünme çizgileri, Pencap ve Bengal eyaletlerini din temelinde ikiye böldü. Sonuç olarak, milyonlarca insan bir gecede kendilerini sınırın yanlış tarafında buldu. Çeşitli tahminlere göre, Ağustos 1947 ile Ocak 1948 arasındaki bölünmenin ardından çıkan ayaklanmalarda 800.000'den fazla Müslüman, Hindu ve Sih öldürüldü. Ayrıca 1.400.000'den fazla insan da mülteci durumuna düştü. Pencap Hükümeti, bölünmeden etkilenenleri anmanın bir yolu olarak Birleşik Krallık Sanat ve Kültürel Miras Vakfı ile birlikte bu müzeyi kurdu. Bu nedenle müze, birinci nesil bölünmeden kurtulanların tanıklıkları ve yaşadıkları deneyimler aracılığıyla göçün, can ve geçim kaybının felaket tarihini belgeliyor. Bölünmeye tanıklık eden bireylerin sözlü tanıklıklarına, aile üyelerinin deneyimlerine ve maddi anılara (takılar, giysiler ya da mutfak eşyaları gibi bireylerin göç ederken yanlarında götürmeyi başardıkları çeşitli nesneler) dayanan müze, Hint alt kıtasının yakın tarihindeki dehşet verici olaylardan biri olarak adlandırılan bu olayın ardından yaşananları genç nesillerin öğrenmesi için bir platform sunuyor. Müze sadece Hindistan'ın Bölünmesi sonucunda şiddet nedeniyle hayatını kaybeden milyonlarca bireyi değil, aynı zamanda kendilerini zor koşullarda bulmalarına rağmen hayatlarını değiştiren ve ulus inşasına kendi yöntemleriyle katkıda bulunan birçok bireyin direncini de hatırlatıyor. Müze on dört galeriye ayrılmıştır: “Neden Amritsar?”, Pencap, Direniş (1900-1929), Yükseliş (1930-1945), Farklılıklar (1946), Bölünme Öncesi, Sınırlar, Bağımsızlık, Sınırlar, Göçler, Bölünmeler, Sığınak ve Umut.“ Müze, ”doğrusal ve kronolojik bir anlatı" yapısıyla, bölünmenin tarihini ve neden gerçekleştiğini sunmayı amaçlamaktadır. Müze bunu yaparken, insanların bakış açılarına ve tarihin o döneminde yaşadıkları deneyimlere odaklanıyor. Bu galeriler “sözlü tarih anlatıları, nesne biyografileri, fotoğraflar, müzik ve ses, çağdaş sanat eserleri ve bir hapishane hücresi, tren platformu, isyanın vurduğu ev, metal testere, bir kuyu, asılı pankartlar, mülteci çadırı ve bir umut ağacı (dikenli tel üzerinde kağıt yapraklar, katılımcı bir enstalasyon) gibi çeşitli benzersiz sergilerden” oluşuyor.
[2] Bhimrao Ramji Ambedkar (1891 – 1956) Hindistan Kurucu Meclisi'ndeki tartışmalara ve Sir Benegal Narsing Rau'nun ilk taslağına dayanan Hindistan Anayasası'nı hazırlayan komiteye başkanlık eden bir Hintli hukukçu, ekonomist, sosyal reformcu ve devlet adamıydı. Ambedkar, Jawaharlal Nehru'nun ilk kabinesinde Hukuk ve Adalet bakanı olarak görev yaptı. Daha sonra Hinduizm'i terk etti, Budizm'e geçti ve Dalit Budist hareketine ilham verdi. Elphinstone College , Bombay Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Ambedkar, Columbia Üniversitesi ve London School of Economics'te ekonomi okudu, sırasıyla 1927 ve 1923'te doktora derecesi aldı ve 1920'lerde her iki kurumda da doktora yapan bir avuç Hintli öğrenciden biriydi. Ayrıca Londra'daki Gray's Inn'de hukuk eğitimi aldı. Kariyerinin ilk dönemlerinde ekonomist, profesör ve avukattı. Daha sonraki yaşamı siyasi faaliyetleriyle damgalandı; bölünme için kampanya ve müzakerelere katıldı, dergiler yayınladı, Dalitler için siyasi haklar ve sosyal özgürlük savundu ve Hindistan devletinin kurulmasına katkıda bulundu. 1956'da Budizm'e geçti ve Dalitlerin kitlesel din değiştirmesini başlattı. 1990'da, Hindistan'ın en yüksek sivil ödülü olan Bharat Ratna , Ambedkar'a ölümünden sonra verildi. Takipçileri tarafından kullanılan Jai Bhim ( lit. "Hail Bhim") selamlaması onu onurlandırır. Ayrıca, "Saygıdeğer Baba" anlamına gelen Babasaheb ( BAH -bə SAH -hayb ) onursal ifadesiyle de anılır.
[3] Saragarhi Anıt Gurudwara: 12 Eylül 1897'de Wazirstan'daki Fort Saragarhi'yi on bin Peştun saldırısına karşı savunurken kahramanca şehit düşen 36. Sih Alayı'nın 21 Sih askerinin anısına inşa edilmiştir. 36. Sih Alayı, Albay Cook komutasında Nisan 1887'de Firozpur’da toplandı. Ocak 1897'de Alay, Saragarhi ve Gulistan'ın önemli karakollar olduğu Fort Lock Hard'a gönderildi. Eylül sabahı, Saragarhi'yi çevreleyen ve kaleye bin yarda mesafede mevzilenen yaklaşık on bin peştun ateş açtı. Kalede sadece 21 Sih askeri vardı ve dışarıdan yardım söz konusu olmadığından ateşe karşılık verdiler. Sepoy Gurmukh Singh, komutanı Albay Naughten'a kalelerinin düşman tarafından saldırıya uğradığını bildirdi. Komutanın emri üzerine bu askerler ateşe karşılık vermeye devam ettiler. Savaş yedi saat sürdü ve sonra Sihler birer birer düştü. Saat 14:00 civarında Garnizonun mühimmatı tükenmeye başladı ve albaydan daha fazla erzak istendi. Hiçbir erzak gelmedi ama askerlere silahlarına sadık kalmaları söylendi. Bu arada Peştunlar Sih askerlerinden teslim olmalarını istediler ama onlar savaşarak ölmeyi tercih ettiler. Sonunda cesur grubun lideri Havildar Ishar Singh yalnız kaldı. Havildar Ishar Singh, başının etrafında vızıldayan mermilere aldırmadan son derece soğukkanlı bir şekilde Fort Lockhart ile haliografik iletişimi sürdürdü. Çağdaş bir Ordu Otoritesine göre küçük gruptan hayatta kalan ve yaralanmamış tek adam olan Havildar Ishar Singh, tüfeğini alarak düşmanın zorla girdiği odadan çıkan bir kapının önüne yerleşti ve savaşı sakin ve istikrarlı bir şekilde sürdürmeye hazırlandı. Tüfeğini doldurdu ve ateş açtı. Ölürken bile yenilmez olan Sih Savaş çığlığı, düşmana meydan okuyarak ölmekte olan dudaklarından yankılandı. Ardından sadece alevlerin çıtırtısıyla bozulan sessizlik geldi. Ferozepur'daki anıt Gurdwara, bu cesur askerleri onurlandırmak için Ordu Yetkilileri tarafından 27.118 Rs'ye mal oldu. Gurudwara, 1904'te o zamanki Pencap Valisi Sir Charles Pevz tarafından açıldı. Her yıl 12 Eylül'de sabah dini bir cemaat düzenlenirken akşamları eski askerlerin bir araya gelmesi sağlanır. Sihlerin Saragarhi Muharebesindeki cesaretlerini anmak için üç gurdwara dikilmiştir. Biri savaşın gerçekleştiği yer olan Saragarhi'de, ikincisi Firozpur'da ve üçüncüsü Amritsar'da. Amritsar'daki anıt 14 Şubat 1902'de açıldı.
[4] Ranjit Singh (13 Kasım 1780 - 27 Haziran 1839), kuzeybatı Hint alt kıtasında 1801'den 1839'daki ölümüne kadar hüküm süren Sih İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk mihracesidir. Sukerchakia Misl'in lideri Maha Singh'in oğlu olarak dünyaya gelen Ranjit Singh, bebekliğinde çiçek hastalığından kurtulmuş ancak sol gözündeki görme yetisini kaybetmiştir. On yaşındayken babasının yanında ilk savaşına katıldı. Ranjit'in gençlik yıllarının başlarında babası öldükten sonra, Misl'in (konfederasyon) lideri oldu. Ranjit, Durrani İmparatorluğu'nun hükümdarı Zaman Şah'ın üçüncü istilası sırasında ona karşı çıkan Sih liderlerinin en önde geleniydi. Zaman Şah'ın 1799'da geri çekilmesinden sonra, 1765'ten beri Lahor'u yöneten Sih üçlüsünden Lahor'u ele geçirdi. 21 yaşındayken Lahor'da resmen taç giydi. Onun yükselişinden önce Pencap bir dizi savaşan Sih (misl olarak bilinir), Müslüman ve Hindu devletine bölünmüştü. Pencap'ın büyük bir kısmı doğrudan Durrani kontrolü altındaydı. 1813'e gelindiğinde Ranjit Singh Sih misllerini başarıyla ilhak etmiş ve yerel krallıkları ele geçirmişti; sonraki on yıllarda Durrani'nin Afgan yönetimindeki Multan, Keşmir ve Peşaver bölgelerini fethederek genişleyen Sih İmparatorluğu'na kattı. Ranjit Singh İngilizlerle dostane ilişkiler kurdu. Ranjit Singh'in hükümdarlığı reformlar, modernleşme, altyapı yatırımları ve genel refah getirdi. Khalsa ordusu ve hükümeti Sihleri, Hinduları, Müslümanları ve Avrupalıları içeriyordu. Mirası, Amritsar'daki Harmandir Sahib'in yanı sıra Takht Sri Patna Sahib, Bihar ve Hazur Sahib Nanded, Maharashtra dahil olmak üzere diğer büyük gurdwaraların onun sponsorluğunda yeniden inşası da dahil olmak üzere Sih kültürel ve sanatsal rönesans dönemini içermektedir. Ayrıca 1837'de Pencap'ın Uğurlu Yıldızı Nişanı'nı kurmuştur. Ranjit Singh'in 1839'da ölümünden sonra yerine oğlu Kharak Singh geçti.
[5] Prachin Shani Dev Mandir : Hindu Astrolojisine göre Shani, Satürn gezegenini ifade eder ve 'Navagraha' adı verilen dokuz göksel nesneden biridir. Puranalara göre, Lord Shani güçlü bir erkek tanrıdır - "Adalet Tanrısı". Hayatlarımızı fetheden ve iyi ya da kötü Karma - ‘Eylemlerimize’ bağlı olarak geleceğimize karar verenin bu tanrı olduğuna inanılır... Surya Dev ve Tanrıça Chhaya'nın oğlu olduğuna inanılan Shani Dev, hayatımızı düşüncelerimize, eylemlerimize ve konuşmalarımıza göre belirler. İnsanlar Altın Tapınak Kompleksi'nin yakınında bulunan bu eski Shani Tapınağı'na dualarını sunuyor ve sundukları adaklar arasında bir parça siyah bez, Lord Shani Dev'in gözdesi olduğuna inanılan yağa batırılmış susam tohumları yer alıyor. Tapınak tüm Cumartesi günleri aşırı kalabalıkken, haftanın geri kalan günlerinde orta derecede kalabalıktır. Uzak mesafelerden gelen insanlar bu tapınağa saygılarını sunarlar.
[6] Merkezi Sih Müzesi, Amritsar'daki Altın Tapınak'ın duvarları içinde yer almaktadır. Sihlerin görkemli geçmişinin muhteşem bir sergisidir. Sih mirasına ilişkin eserleri barındırmak için müze 11 Temmuz 1958'de kurulmuştur. Amritsar Saat Kulesi'ndeki önemli Darshan Deori'de yer almaktadır. S. Kirpal Singh, Thakur Singh, Parbodh Chandra, Sobha Singh, Gurdit Singh, Amolak Singh ve Phulan Rani, mekanın ihtişamına ve güzelliğine katkıda bulunan güzel duvar resimleri çizen yetenekli Sih sanatçılardır. Müzenin koleksiyonunda silahlar ve zırhlar, Sih halkına ait tarihi resimler, Gurus'tan gelen kutsal mektuplar, antika Gurmukhi el yazmaları, madeni paralar, Sihler tarafından kullanılan müzik aletleri ve Guru Gobind Singh, Maharaja Ranjit Singh ve diğerlerine ait kişisel eşyalar yer alıyor. Özellikle onuncu Sih Gurusu Guru Gobind Singh'in kişisel eşyaları turistlerin ilgisini çekiyor. Müzenin iki kütüphanesi var: bir halk kütüphanesi ve bir referans kütüphanesi. İlkinde yaklaşık 10.000 kitap varken, ikincisinde süreli yayınlar da dahil olmak üzere 6.000 kitap var. Kütüphanede tarihi ve dini açıdan önemli orijinal belgeler mevcuttur. Müzenin içinde el yazısıyla yazılmış antik kutsal metinler ve Sih bilginlerinin, dini liderlerin ve siyasi figürlerin portreleri bulunmaktadır. Müze, keşifler, çalışmalar, dergiler, günlükler vb. nedeniyle zamanla büyüdü. Müzenin koleksiyonlarının çoğu satın almalar ve bağışlardan geliyor.
[7] Altın Tapınak, Hindistan'ın Pencap eyaleti Amritsar kentinde bulunan bir gurdwara yani ibadethanedir. Sihizm'in en önemli manevi mekanıdır. Gurdwara'nın bulunduğu yerdeki sarovar (kutsal havuz) dördüncü Sih Guru Guru Ram Das tarafından 1577'de tamamlandı. 1604'te beşinci Sih Guru Guru Arjan , Sihlerin kutsal metni olan Adi Granth'ın bir kopyasını Altın Tapınak'a yerleştirdi. Gurdwara, zulüm hedefi haline geldikten ve Babür ve işgalci Afgan orduları tarafından birkaç kez tahrip edildikten sonra Sihler tarafından defalarca yeniden inşa edildi. Maharaja Ranjit Singh, Sih İmparatorluğu'nu kurduktan sonra 1809’da onu mermer ve bakırdan yeniden inşa etti ve kutsal alanı 1830'da altın varakla kapladı. Bu, Altın Tapınak adının ortaya çıkmasına yol açtı. Altın Tapınak, Sihizm'deki manevi açıdan en önemli tapınaktır. 1883 ile 1920'ler arasında Singh Sabha Hareketi'nin ve 1947 ile 1966 arasında Pencap Suba hareketinin merkezi haline geldi. 1980'lerin başında, gurdwara, Hindistan hükümeti ile Jarnail Singh Bhindranwale liderliğindeki radikal bir hareket arasında bir çatışma merkezi haline geldi. 1984'te Başbakan Indira Gandhi , Mavi Yıldız Operasyonu'nun bir parçası olarak Hindistan Ordusu'nu gönderdi ve bu da binlerce asker, militan ve sivilin ölümüne yol açmanın yanı sıra gurdwaraya önemli hasar ve yakındaki Akal Takht'ın yıkılmasına neden oldu. Gurdwara kompleksi, 1984'teki saldırının ardından yeniden inşa edildi. Altın Tapınak, her kesimden ve inançtan tüm insanlara açık bir ibadethanedir. Dört girişi olan kare bir plana ve havuzun etrafında bir tavaf yoluna sahiptir. Gurudwara'nın dört girişi, Sihlerin eşitliğe olan inancını ve tüm gruplardan, kastlardan ve etnik kökenlerden insanların kutsal yerlerine hoş karşılandığına dair Sih görüşünü sembolize eder. Kompleks, kutsal alan ve havuzun etrafındaki bir dizi binadan oluşur. Bunlardan biri , Sihizm'in dini otoritesinin başlıca merkezi olan Akal Takht'tır. Ek binalar arasında bir saat kulesi, Gurdwara Komitesi ofisleri, bir Müze ve bir langar bulunmaktadır ( tüm ziyaretçilere ayrımcılık yapmadan vejetaryen yemek sunan ücretsiz bir Sih topluluğu mutfağı) Her gün 150.000'den fazla kişi ibadet için tapınağı ziyaret ediyor.
[8] Ramgarhia Bunga veya Burj , Amritsar'daki Altın Tapınak'ın güneydoğu kenarına yakın bir yerde bulunan üç katlı kırmızı taş gözetleme kulesi kompleksidir. İki minare tarzındaki Ramgarhia Bunga yüksek kuleleri, Harmandir Sahib Sarovar'ın (su deposu) etrafındaki parikrama (tavaf ) yürüyüş yolundan görülebilir. 18. yüzyılın sonlarında , Sih savaşçısı ve Ramgarhia misl şefi Jassa Singh Ramgarhia tarafından inşa edilen bir Ranjit Singh öncesi yapıdır. Ahmed Şah Abdali liderliğindeki Afgan Müslüman kuvvetleri tarafından Sih kutsal tapınağının ve alanının 1762'de yıkılması ve tahrip edilmesinden sonra Bunga gözetleme kuleleriyle ilgili altyapı, herhangi bir sürpriz saldırıyı izlemek için nöbetçiler yerleştirmek, bölgeyi güçlendirmeye yardımcı olacak askerleri barındırmak ve kutsal kompleksi tahripten korumak için inşa edilmiştir. Ramgarhia Bunga, sözlü geleneğe göre tüm Babür imparatorlarının Delhi'de taç giydiği Kızıl Kale'den Takht -e-Taus'un granit levhasını barındırıyor. Bu levha, Babür ordularına karşı bir saldırı sırasında Delhi'den Sihler tarafından ele geçirildi ve Babür İmparatorluğu'nun taç giyme taşının kaldırılmasıyla sona ereceğinin bir sembolü olarak Amritsar'a geri getirildi.
[9] Tharma Sahib (Athsath Tirath) (Altmış Sekizde Bir Kutsal Yer) : Samvat 1634'te (M.S. 1577) 4. Sih Gurusu Sri Guru Ramdas Ji kutsal tankın kazı çalışmalarını denetlerken burada otururdu. Sri Harmandar Sahib'in temeli 1645 (M.S. 1588) yılında atılmıştır. Sri Guru Arjan Dev Ji, 5. Guru burada oturur ve Sri Harmandar Sahib'in inşaat çalışmalarını denetler ve cemaatlere kutsal vaazlar verirdi. Kutsal ilahileri içeren pothiler (Kutsal Yazılar) de Sri Guru Granth Sahib Ji'nin derlenmesi amacıyla Goindwal Sahib'den (3. Guru Sri Guru Amar Das Ji'nin kutsal mekânı olan Amritsar'a 45 Km uzaklıkta) getirildikten sonra burada muhafaza edilmiştir. Samvat 1657'de (MS 1600) Sri Guru Arjan Dev Ji, Baba Budha Ji aracılığıyla dönemin Lahor Valisi Wazir Khan'ın hastalığını "Karsewa" (Kutsal tankta gönüllü el hizmeti) yaptırarak iyileştirdi. Sri Guru Arjan Dev Ji burada Rag Ramkali'de bir Shabad okumuştur "Athsath tirath jah sadh pag dhareh" yani azizler tarafından kutsanan yer 68 kutsal yerin birleşik hac ziyaretine eşdeğer hale gelir. Bu şekilde sikh geleneklerine göre bu yer "Tharha Sahib" Athsath Tirath olarak bilinir.
[10] Baba Deep Singh (26 Ocak 1682 - 13 Kasım 1757) Sihler arasında Sihizm'deki en kutsal şehitlerden biri olarak saygı görür. Sih Gurus'un öğretilerine olan fedakarlığı ve bağlılığıyla hatırlanır. Baba Deep Singh, o zamanlar Sharomani Panth Akali Buddha Dal'ın başkanı olan Nawab Kapur Singh tarafından kurulan Khalsa askeri tarikatı olan Misl Shaheedan Tarna Dal'ın ilk başkanıydı. Damdami Taksal da onun tarikatlarının ilk başkanı olduğunu belirtir. Baba Deep Singh, 26 Ocak 1682'de bir Sandhu Jat Sikh ailesinde doğdu. Babası Bhagta bir Çiftçiydi ve annesi Jioni'ydi. Amritsar bölgesindeki Pahuwind köyünde yaşıyordu. 1700 yılında Vaisakhi günü Anandpur Sahib'e gitti ve burada Khande di Pahul veya Amrit Sanchar (Kalsa'ya törensel inisiyasyon) aracılığıyla Guru Gobind Singh tarafından Khalsa'ya vaftiz edildi. Gençliğinde Guru Gobind Singh'in yakın arkadaşlığında önemli bir zaman geçirdi, silah, binicilik ve diğer dövüş becerilerini öğrendi. Bhai Mani Singh'den Gurmukhi okuma ve yazmayı ve Gurus'un sözlerini yorumlamayı öğrendi. Anandpur'da iki yıl geçirdikten sonra 1702'de köyüne döndü ve 1705'te Talwandi Sabo'da Guru Gobind Singh tarafından çağrıldı ve burada Bhai Mani Singh'e Guru Granth Sahib kutsal kitabının kopyalarını çıkarmada yardım etti. 1709'da Baba Deep Singh, Sadhaura Muharebesi ve Chappar Chiri Muharebesi sırasında Banda Singh Bahadur'a katıldı. 1733'te Nawab Kapur Singh onu silahlı bir birliğin ( jatha ) lideri olarak atadı. 1748 Vaisakhi'sinde, Amritsar'daki Sarbat Khalsa toplantısında , Dal Khalsa'nın 65 jathası on iki Misl'e yeniden düzenlendi. Baba Deep Singh, Şehit Misl'in liderliğiyle görevlendirildi. Nadir Şah'ın Ocak -Mayıs 1739 arasında Hindistan'ı işgal etmesi ve bunun sonucunda Pencap'taki Babür yönetiminin tamamen yıkılmasıyla , Sihler kendileri için bir fırsat gördüler ve düşmanlarını yağmalayıp intikam almaya çalıştılar. Çağdaş yazar Harcharan Das'ın Chahár Gulzár Shujá'í adlı eserine göre , 1740'ta, Nadir Şah'ın saldırısından bir yıl sonra, yerel Müslümanlar da dahil olmak üzere büyük bir Sih ve Jat kuvveti, Jullunder Doab'ın Sirhind sarkarını ele geçirerek , başında Daranat Şah adlı bir kişi bulunan kısa ömürlü bir siyasi yapı kurdu. İsyan sonunda 1741'de Azimullah Han komutasındaki bir Babür kuvveti tarafından bastırıldı ve Sihler Lakhi Ormanı'na çekildiler. Hari Ram Gupta'ya göre Daranat Şah, Baba Deep Singh'di. Nisan 1757'de Ahmed Şah Durrani dördüncü kez Kuzey Hindistan'a baskın düzenledi . Genç erkek ve kadınları esir alarak Delhi'den Kabil'e dönerken, Sihler onun değerli eşyalarını kurtarmak ve esirleri serbest bırakmak için bir plan yaptılar. Baba Deep Singh'in birliği Kurukshetra yakınlarına konuşlandırıldı. Birliği çok sayıda esiri serbest bıraktı ve Durrani'nin önemli hazinesine baskın düzenledi. Lahor'a vardığında, kaybından dolayı öfkelenen Durrani, Harmandir Sahib'in ("Altın Gurudwara") yıkılmasını emretti. Tapınak havaya uçuruldu ve kutsal havuz katledilen hayvanların bağırsaklarıyla dolduruldu. Durrani, Pencap bölgesini oğlu Prens Timur Şah'a verdi ve ona General Jahan Khan komutasında on bin kişilik bir kuvvet bıraktı. 75 yaşındaki Baba Deep Singh, Afganların türbeyi kirletmesine izin verdiği için günahını kefaret etmenin kendisine düştüğünü hissetti . Okul emekliliğinden çıktı ve Damdama Sahib'deki bir cemaate tapınağı yeniden inşa etmeyi planladığını duyurdu. Beş yüz adam onunla birlikte gitmek için öne çıktı. Baba Deep Singh, Amritsar'a doğru yola çıkmadan önce dua etti: "Başım Darbar Sahib'e düşsün." Köyden köye giderken birçok köylü ona katıldı. Baba Deep Singh, Amritsar'dan on mil uzaklıktaki Tarn Taran Sahib'e ulaştığında, baltalar, kılıçlar ve mızraklarla silahlanmış beş binden fazla Sih ona eşlik ediyordu. Baba Deep Singh, Afgan ordusu tarafından Altın Tapınak'a yapılan saygısızlığın intikamını almaya yemin etmişti. 1757'de Altın Tapınak'ı savunmak için bir orduya liderlik etti. Sihler ve Afganlar, 13 Kasım 1757'de Amritsar Muharebesi'nde çarpıştılar, ve ardından gelen çatışmada Baba Deep Singh başı kesildi. Baba Deep Singh'in ölümüyle ilgili iki anlatım vardır. Popüler bir anlatıma göre, Baba Deep Singh tamamen başı kesilmiş halde savaşmaya devam etmiş, düşmanlarını bir elinde başı, diğer elinde kılıcıyla öldürmüştür. Bu anlatımda, ancak kutsal Amritsar şehrine ulaştığında durmuş ve sonunda ölmüştür. İkinci anlatıma göre, boynuna aldığı bir darbeyle ölümcül şekilde yaralanmış ancak başı tamamen kesilmemiştir. Bu darbeyi aldıktan sonra bir Sih, Baba Deep Singh'e "Havuzun çevresine ulaşmaya karar vermiştin." diye hatırlatmıştır. Sih'in konuşmasını duyunca, sol eliyle başını tutmuş ve düşmanları yolundan 15 kg (33 lb) Khanda'nın vuruşlarıyla uzaklaştırmış ve "sağ eliyle Harmandir Sahib'in çevresine ulaşmış ve orada son nefesini vermiştir. Singhler, 1757 yılında Harmandir Sahib'de Bandhi-Sor Divas'ı kutlamışlardır." Sihler, Afgan ordusunu yenerek itibarlarını yeniden kazandılar ve Afgan ordusu kaçmak zorunda kaldı. Baba Deep Singh'in başının düştüğü yer Altın Tapınak kompleksinde işaretlenmiştir ve dünyanın dört bir yanından gelen Sihler buraya saygılarını sunarlar. Baba Deep Singh'in son savaşında kullandığı Khanda (çift taraflı kılıç), dünyevi Sih otoritesinin beş merkezinden ilki olan Akal Takht'ta hala saklanmaktadır.
[11A] Akal Takht (Zamansızlığın Tahtı ), Sihlerin beş tahtının ( otorite koltuğu ) en önemlisidir ve adalet arama yeri olarak hizmet eder. 1606 yılında Guru Hargobind tarafından adaleti sağlamak ve dünyevi meseleleri ele almak için bir yer olarak kurulmuştur. Akal Takht, inisiye Sihlerin kolektif organı olan Khalsa için dünyevi otoritenin en yüksek koltuğunu temsil eder ve dünya çapındaki Sihlerin en yüksek sözcüsü ve başkanı olan jathedar'ın resmi koltuğu olarak hizmet eder. Bu mekan, antik Sih yazıtlarını ve kitaplarını barındırır. Altın varaklı bir kubbe ve mermer kakmalarla süslenmiş beş katlı yapı, manevi ve dünyevi otoritenin birliğini sembolize eder. Babür İmparatoru Jahangir'in yükseltilmiş platformları üç fitle sınırlayan kararnamesine meydan okuyarak yükseltilmiş bir platform üzerine inşa edilmiştir ve Sih egemenliğinin iddiasını vurgulamaktadır. Akal Takht, Hukamnamalar'ın (fermanlar) çıkarılması ve Sih topluluğu içinde adalet ve yönetim konularının ele alınması için merkez görevi görmektedir. Ayrıca, Sih Gurus ve savaşçılarıyla ilişkilendirilen kılıçlar ve diğer eserler de dahil olmak üzere Sih mirası için önemli öneme sahip tarihi silahları barındırır ve sergiler.
[11B] Akal Takht 'Akal' kelimesi zamansız (genellikle Yüce Tanrı için kullanılır) anlamına gelir. Takhat, kralların, imparatorların oturduğu bir taht (koltuk) anlamına gelir. Bu nedenle Akal Takhat: Yüce Olan'ın koltuğu. Kutsal nektar havuzunun (Amrit-Sarovar) kazılması nedeniyle Darbar Sahib'in önünde yükseltilmiş bir yer ortaya çıktı. Guru Granth Sahib 1604'te Darbar Sahib'e yerleştirildiğinden, her gece dinlenmek için bu odaya getirildi. Guru Arjan Dev, Guru Granth Sahib için tasarlanmış karyolanın altında dinlenirdi. Bu oda günümüzde Kotha Sahib olarak bilinmektedir. Akal Takht, Sihizm'in en yüksek dünyevi tahtı, 1609 yılında Altıncı Sih ustası Guru Har Gobind Sahib Ji tarafından, Baba Budha Ji ve Bhai Gurdas'ın yardımıyla kuruldu. Guru ona Akal Takhat (Yüce Olan'ın tahtı) adını verdi. Guru Hargobind Sahib, sarayını yönetir, muhtaçların dertlerini dinlerdi. Guru bu yerde Miri ve Piri'nin iki kılıcını giyerdi, sarığında tüy bulunan dünyevi imparator cübbesi, Sihlere silah ve atları adak olarak getirmelerini ve ayrıca aziz ve asker olmalarını emretti. Yaylı çalgılarla (Sarangi ve Dhad) savaş kahramanlarının baladlarını söyleme geleneği bu yerde başladı. Akal Takhat'ın kendine özgü gelenekleri vardır, yani rahip akşam duasını (Rehras Sahib) ve Ardas'ı elinde çıplak bir kılıçla okur. Sih Gurus ve Sih savaşçılarına ait bazı nadir silahlar gün boyunca Altın Palanquin'de sergilenir ve her akşam ziyaretçilere açıklanır. Akal Takht Tüm Takhatların en yücesidir. Geçtiğimiz yüzyılda panth (topluluk) tarafından kurulan dört takhat daha vardır: Keshgarh Sahib (Anandpur), Patna Sahibi, Hazur Sahib, Damdama Sahib. Akal Takhat'ın Jathedar'ı, Sih Panth'ın en yüksek sözcüsüdür ve herhangi bir dış, politik olarak motive edilmiş kaynaktan kontrol veya etki olmaksızın manevi bir lider olması amaçlanmıştır. Mevcut jathedar, Bhai Joginder Singh Vedanti'dir. Akal Takht'ın orijinal yapısı Guru Hargobind ji, Bhai Gurdas ji ve Baba Buddha ji tarafından kendi elleriyle inşa edildi. Platformu inşa etmek için başka hiçbir kişi veya sanatçı çalıştırılmadı. Guru ji, guru koltuğunun panta sonsuza kadar hizmet edeceğini belirtti. Guru ji, platformun yüksekliğini on iki ayağa çıkararak, İmparator'un kendisi dışında hiçbir kimsenin üç ayaktan daha yüksek bir platformda oturamayacağı yönündeki Jehangir kraliyet fermanına meydan okudu. Guru Hargobind, kraliyetin tüm işaretlerini taşıyarak düzenli olarak yükseltilmiş platform Takht'ta oturur ve Sihlerin tüm anlaşmazlıkları için adalet dağıtırdı. Akal Takhat, Darbar Sahib'den biraz daha aşağıda inşa edilmişti ve bu da manevi lütuf arayışının her zaman öncülük etmesi gerektiği anlamına geliyordu. Guru Hargobind'in günlük rutininde, manevi işlevi ve kendini gizleyen mimari sembolizmiyle tapınağı ve egemenlik ve dünyevi otorite iddiasıyla taht platformunu alternatif olarak vurgulayan benzer bir iddia ve teslimiyet dengesi oluşturulmuştu. Guru, günü Darbar'da ibadetle başlatırdı; daha sonra sabahın geç saatlerinde ava çıkar ve öğleden sonra Akal Takhat'tan görüşme sağlardı; akşamları dualar ve ilahiler için tapınağa dönerdi ve geceleri kendisi ve takipçileri kahramanlık eylemlerinin savaş şarkılarını dinlemek için Akal Takht'a dönerlerdi. Hukamnama'ların (edics veya fermanlar) Sih doktrini veya uygulamasının herhangi bir noktasında rehberlik veya açıklama sağlamak için duyurulduğu yer Akal Takhat'tır. Dini disiplini ihlal etmekle veya Sih çıkarlarına veya dayanışmasına zarar veren faaliyetlerde bulunmakla suçlanan kişileri kefaret altına alabilir. Sihizm veya Sihler davasını benimseyen bireyler tarafından sunulan olağanüstü hizmetler veya yapılan fedakarlıklar için takdirini kayda geçirebilir. Önemlisi, hiçbir birey Akal Takhat'ın üstünde değildir. Bir keresinde Sarbat Khalsa Akal Takhat'ta buluştu ve Maharaja Ranjit Singh'i kabahatleri için sırtına belirli sayıda kırbaçla cezalandırmaya karar verdi. Ranjit Singh'deki Gursikh disipline teslim oldu ve cezalandırılmak üzere Akal Takhat'a geldi. Ancak, hükümdara verilen bedensel ceza ağır bir para cezasına dönüştürüldü.
[12] Guru Ka Langar Langar servisi geleneği Guru Nanak Dev Ji tarafından başlatıldı ve ardından 3. Guru Sri Guru Amar Dass Ji tarafından Goindwal'da kuruldu. Hatta Moğol Kralı Ekber bile gelip halkın arasına oturmuş, langar paylaşmıştı. Guru ka Langar kurumu topluma birçok yönden hizmet etmiştir. Kadınların ve çocukların insanlığa hizmet etme görevine katılımını sağlamıştır. Kadınlar yemek hazırlamada önemli bir rol oynar ve çocuklar pangata yemek servisi yapmada yardımcı olur. Langar ayrıca bir toplum ortamında oturma ve yemek yeme görgü kurallarını da öğretir ve bu da tüm insanların aynı olma erdemini desteklemede büyük rol oynamıştır; hoş karşılanan, güvenli ve korunan bir sığınak sağlar. Langar'ı herkes paylaşmaya davetlidir; kimse geri çevrilmez. Her hafta bir aile veya birkaç aile Langar'ı sağlamak ve hazırlamak için gönüllü olur. Bu çok cömert bir davranıştır, çünkü beslenecek birkaç yüz kişi olabilir ve yemek şirketlerine izin verilmez. Tüm hazırlık, yemek pişirme ve bulaşık yıkama gönüllüler ve/veya gönüllü yardımcılar (Sewadars) tarafından yapılır. Golden Temple Community Kitchen'da ortalama 100.000 mürit veya turist günlük olarak Community Kitchen'da langar yiyor; ancak özel günlerde bu sayı neredeyse iki katına çıkıyor. Ortalama olarak günde 100 Quintal Buğday Unu, 25 Quintal Tahıl, 10 Quintal Pirinç, 5000 Lt Süt, 10 Quintal Şeker, 5 Quintal Saf Ghee kullanılıyor. Yemekleri hazırlamak için yaklaşık 100 LPG Gaz Tüpü kullanılıyor. Yüzlerce çalışan ve mürit mutfağa hizmet veriyor. Bhai Desa Singh, Rehitnama'sında şöyle diyor: "'İyi durumda olan' bir Sih , fakir komşularının ihtiyaçlarına bakmalıdır. Yabancı bir ülkeden gelen bir gezgin veya hacı ile karşılaştığında, ona özveriyle hizmet etmelidir. Maharaja Ranjit Singh, langarın bakımı için gurdwaralara jagir bağışında bulundu. Benzer bağışlar diğer Sih hükümdarları tarafından da yaratıldı. Bugün, hemen hemen her gurudwara'nın genel olarak toplum tarafından desteklenen bir langarı vardır. Daha küçük gurdwaralarda farklı hanelerden alınan pişmiş yiyecekler langarı oluşturabilir. Her durumda, hiçbir hacı veya ziyaretçi bir gurudwara'da yemek vakti yemeği kaçırmaz. Bir pangatta oturarak ortak bir yemeği paylaşmak bir Sih için dindarlık eylemidir. Langarda yemek pişirmeye veya servis etmeye ve kullanılmış tabakları temizlemeye katılımı da öyle. Sihlerin hayırseverlik ideali esasen kavramsal olarak sosyaldir. Bir Sih, kazancının onda birini (daswand) toplumun refahı için katkıda bulunmak için dini bir yükümlülük altındadır. Ayrıca elinden geldiğince ellerinin hizmetine de katkıda bulunmalıdır, bir langarda yapılan hizmet en değerli olanıdır.
Altın Tapınak olarak da bilinen saygıdeğer Darbar Sahib'in içinde yer alan Langar Salonu, maneviyatın insanlıkla buluştuğu bir yerdir. En önemli Sih tapınaklarından biri olarak, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayarak onlara Langar'a katılma fırsatı sunar; bu, ücretsiz olarak servis edilen ortak bir yemektir. Bu uygulama, herkesin bir arada oturup yemek paylaşmasına olanak tanıyarak sosyal, ekonomik ve kültürel engelleri aştığı için Sihlerin eşitlik anlayışına dayanır. İnanç ve kardeşlik içinde birleşmiş çeşitli bireylerle çevrili Langar Salonu'nda yemek yeme deneyimi gerçekten derindir. Salon, günde 100.000'den fazla öğün servis edilerek kimsenin aç kalmamasını sağlayarak 7/24 faaliyet gösterir. Menüde genellikle dal (mercimek), roti (pide) ve mevsim sebzeleri gibi gönüllüler ve başkalarına hizmet etmeye kendini adamış personel tarafından hazırlanan basit ama besleyici yemekler yer alır. Tapınak kompleksi boyunca dualar ve ilahiler yankılanırken atmosfer, tefekkür ve minnettarlık için dingin bir ortam yaratan bağlılık sesleriyle doludur. Ziyaretçiler, yemek hazırlamaktan bulaşık yıkamaya kadar çeşitli kapasitelerde gönüllü olarak hizmet ruhunu benimsemeye teşvik edilir. Bu uygulamalı katılım, kişinin toplulukla ve Sih inancının değerleriyle olan bağını derinleştirir. Ayrıca, konuklara bu kutsal yeri ziyaret ederken mütevazı giyinmeleri ve saygılı bir tavır sergilemeleri hatırlatılır. Darbar Sahib'deki Langar Salonu sadece bir yemek deneyiminden daha fazlasıdır; insanlığın, şefkatin ve Sih geleneği içinde evrensel paylaşım ilkesinin bir kutlamasıdır.
[13] Hari Singh Nalwa (1791 - 1837) Sih İmparatorluğu ordusu olan Sih Khalsa Fauj'un başkomutanıydı. Kasur , Sialkot , Attock , Multan , Keşmir , Peşaver ve Jamrud'un fetihlerindeki rolüyle tanınır. Hari Singh Nalwa, Sih İmparatorluğu'nun sınırlarını İndus Nehri'nin ötesine, Hayber Geçidi'nin ağzına kadar genişletmekten sorumluydu. Ölümü sırasında Jamrud, İmparatorluğun batı sınırını oluşturuyordu. Keşmir, Peşaver ve Hazara valisi olarak görev yaptı . Keşmir ve Peşaver'de gelir toplanmasını kolaylaştırmak için Sih İmparatorluğu adına bir darphane kurdu.



























































































































































































































Yorumlar